|
Doğalgaz, petrol hatlarının bağlantılarından
tutun da, uzaya gönderilen uzay mekiğinin
veya gezegenler arası yolculuk yapan
uyduların parçalarının bağlantılarını bile
mühendislerin cıvata ve somunla yapmaktadır.
1991 yılında İngiltere’de 89 kişiyi taşıyan
bir yolcu uçağı, pilot camındaki çok küçük
bir cıvatanın yanlış takılması sonucu düşme
tehlikesi göstermiş ve pilot parçalanan
camdan dışarı fırlayıp saatlerce havada
uçağa asılı şekilde kalmış ve mucizevî
şekilde hem pilot, hem de 89 yolcu ölümden
kıl payı kurtulmuştur.
Cıvatanın, somunun ve diğer bağlantı
elemanlarının aklımızda tutamayacağımız
kadar çeşidi vardır. Bu büyük yelpazede
sıcak baskı olarak nitelendirilen,
ekseriyetle doğalgaz boru hatlarında, tren
raylarında, termik santrallerde, gemilerde,
demir çelik tesislerinde ve kısaca yüksek
tonajlı ağırlıkların bağlantısında
kullanılan cıvata ve somunlar
kullanılmaktadır. Neden sıcak baskı diye
soracak olursanız; sıcak baskı cıvata ve
diğer bağlantı elemanlarının üretim
sürecinde kullanılan ve istenilen
hammaddelerinin özelliği korunmaktadır.
En basit örnek olarak, şöyle bir soru ile
nedenini pekiştirebiliriz: Bir soğuk cama mı
şekil vermek daha kolaydır veya yarı katı
yarı sıvı bir maddeye mi (cam macunu) şekil
vermek daha kolaydır?
Sıcak baskı üretimde hammadde olarak
kullanılan çeliğin içindeki moleküllerin
ısıtılarak yumuşatılmakta ve şekil verirken
molekül özelliği kaybedilmemektedir. Gerekli
şekil verildikten sonra ısıl işlem diye
adlandırdığımız kimyasal işlemle çeliğin
dayanım gücü arttırılmakta ve mukavemet
açısından istenilen düzeye getirilen ürün,
gereken yere monte edilmektedir. Yukarıda
bahsettiğimiz süreç ve nedenden dolayı
yüksek risk taşıyan, tonlarca ağırlık ve
bloğu bir arada tutmak için sıcak baskı
yöntemi ile üretilmiş cıvata ve diğer
bağlantı elemanları mühendislerin
tercihidir.
Böylece eşimizin, çocuklarımızın altlarında
güvenle spor yaptıkları, oturdukları veya
çalıştıkları tonlarca ağırlıktaki çatılar,
tesisler, konstrüksiyon yapılar oluşmakta,
sanayide, ulaşımda güvenle çalışabilmekte ve
seyahat edebilmekteyiz.
Bağlantı elemanları piyasasının dünü, bugünü
değerlendirme yapacak olursak :
Ülkemizde, Kurtuluş Savaşı’ndan sonra
girilen sanayileşme sürecinde bağlantı
elemanları tedariği ilk önce yurtdışından
ithalat yoluyla yapılmış, daha sonra devlet
kurumları bu gibi ihtiyaçlarını kendi
bünyelerinde üretmeye başlamışlardır. Daha
evvel bahsettiğimiz bağlantı elemanlarının
önemine ilişkin örneklere dikkat edilmemesi,
gereken hassasiyetin gösterilmemesi,
bağlantı elemanlarının önemsiz bir malzeme
olarak görülmesi, yapılan bağlantılarda
sorunlar çıkarmış, istenilen sonucu vermemiş
ve olması gerekenden daha kısa süre
içerisinde aynı işlemlerin yapılmasına neden
olmuştur. Tabii bu da hem zaman hem de maddi
kayıpları beraberinde getirmiştir. Ortalama
on yılda yenilenecek bir tesis kalitesiz ve
ucuz bir malın monte edilmesiyle iki yılda
yenilenmesi gereği hissedilmiştir.
Bugün A.B.D veya herhangi bir Avrupa
ülkesine gidenleriniz eğer dikkat ederse
köprüler ve kamusal bina ve yapılarında
kullanılmış olan bağlantı elemanlarının en
az 50 yıllık hatta II. Dünya Savaşı’ndan
sonra monte edilmiş olduğunu görebilirler.
Maalesef ülkemizde ise böyle bir cıvata
Boğaz Köprüleri haricinde çok nadir
görülmektedir. Panama Kanalında kullanılan
blokları tutan bağlantı elemanlarının henüz
değişme gereği duyulmadığını söylersek, bu
konudaki yabancıların göstermiş olduğu önem
ve hassasiyeti bir derece daha
anlayabiliriz.
Bugün Avrupa’da kullanılan bağlantı
elemanlarının özellikle 10.9 diye
sınıflandırdığımız yüksek kaliteli türden
yapıldığını hatırlatmakta fayda görüyoruz.
Bunun içindir ki günlük yaşamımızda bile çok
önemli yeri olan cıvatanın en ufak cisimleri
dahi bir arada tutan tek bağlantı elemanının
cıvata olduğunu hatırlatırız.
|